Henüz 4 yıllık bir şirket ADM İnşaat. Ancak Beylikdüzü'ndeki konut faaliyetleri 1990'lı yıllara kadar uzanıyor. Bölgeyi kurulduğundan beri tanıyan, hem altyapı hem de konut inşaatlarında öne çıkan 6 ortak, kooperatifler aracılığıyla 10 bin konuta imza atmış. ADM çatısı altında geçen 4 yıllık süreçte ise yaklaşık bin konutun yapımını üstlenmiş.
Klasik bir inşaat firması olmadıklarını, proje özgünlüğüyle ön plana çıkmaya gayret ettiklerini söyleyen ADM İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Uygur, mütevazı ve emin adımlarla ilerlediklerini, büyük açılımlardan yana olmadıklarını belirtiyor. "Biz yatırımlarda da biraz muhafazakarız" diyen Uygur, kendi projeleriyle yarış halinde olduklarını vurguluyor.
ADM İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Uygur ile yeni projelerini konuştuk.
Konut: ADM, 4 yıllık süreçte bölgede kaç konut inşa etti?
Saffet Uygur: ADM İnşaat'ın Beylikdüzü'nde ürettiği veya üretimine katkıda bulunduğu konut sayısı 10 bin civarında. Ancak bunlar daha çok kooperatifler aracılığıyla yapıldı. ADM olarak bizim şu ana kadar ürettiğimiz konut sayısı yaklaşık 500. Halen üretmekte olduğumuz 500 konut daha var.
Hera Club, otellere alternatif olacak
Konut: Şu anda yapımı devam eden kaç projeniz var?
Saffet Uygur: Bizim birkaç projemiz var. Bölgede ihtiyaç fazlası olan 3+1 formatının dışına çıkan ilk firma biziz. Öncelikle stüdyo daireler üstünden bir çalışma başlattık. Daha sonra konutun çok yoğun olmasına karşın ihtiyacı karşılayacak kadar ofis olmadığını gördük ve ofis üretimine geçtik. 168 ofisten oluşan Concepta projesini geliştirdik. Yine Real projemizde küçük dükkan, küçük ofis, küçük daire çalışmasını ön plana çıkardık. 18 villalık bir projeyi tamamladık. Gürpınar'da 2+1 üzerinden başka bir proje geliştirdik. 104 dairelik bu proje de tamamlandı.
Şu anda Tüyap yanında 380 daireden oluşan Hera Club Residence projesinin inşaatı devam ediyor. Bu proje, büyük ihtimalle 2009 sonunda realize olur. Satışları hâlâ devam ediyor. Burada, temeli attığımız günden başlayan belli periyodlara göre fiyat düzenlemesi yapılan, fiyatları sürekli artan bir trendi esas aldık. Başlangıçtaki fiyatlarla şu anki fiyatlar neredeyse ikiye katlandı. Projenin tamamı 1+1 dairelerden oluşuyor. Metrekare fiyatları, ortalama 1500-2000 dolar arasında. Arsa dahil yatırım maliyeti 20 milyon dolar. Hedef kitlemiz ise, İstanbul'da fuar akslı çalışma yürüten sanayici ve ticaret erbabı. Hadımköy'den Beylikdüzü'ne kadar uzanan hatta çok ciddi bir sanayi potansiyeli var. Bölgede 2 bin civarında fabrika mevcut. Hera Club Residence, iş adamlarının konaklama ihtiyacını gidermek üzere otellere alternatif proje olarak geliştirildi. Otel sistemine yakın, ancak konut sıcaklığı ihtiyacını da cevaplayabilecek nitelikte bir proje. Büyük ölçüde kısa süreli kiralamaya yönelik, yatırımcılar için cazip bir alternatif. Birçok işletmeci, bölgedeki otellerin pahalılığı karşısında şehir içine gidiyor. Halbuki Hera Club Residence'de otel konforu sağlanmakla birlikte çok daha uygun fiyatlarla hizmet sunulacak. Hatta otelden daha da özgür bir ortam yaratılacak. Bölgede bu tür ihtiyaçlara cevap verebilecek bu nitelikte bir başka proje yok. Hem coğrafi konumu ve ulaşımı hem de teknik özellikleri itibarıyla farklı bir proje.
Konut: Ne kadarı satıldı?
Saffet Uygur: Şu ana kadar dörtte biri satıldı. Satışlar normal seyrinde gidiyor. Çok fazla bir tıkanmışlığımız yok. Piyasanın kendi dinamiklerindeki tıkanmadan ayni oranda etkilenmeyen bir proje. İhtiyaç sahibine değil de, daha çok yatırımcıya hitap ettiği, konaklama sorununu çözen, farklı hizmetleri sunan bir proje olduğu için son zamanlardaki tıkanmalardan, piyasa daralmalarından fazla etkilenmedi. Tabii ki eski hızıyla da gittiğini söylemek mümkün değil. Ama satışlarımız, inşaat seyrimizi normal sürdürebileceğimiz bir finansı sağlıyor. Proje için çok özgün bir kampanya düzenlemeyi düşünmüyoruz. Zira kampanyalar birbirleriyle çatışan, çarpışan hale geliyor. O kadar çok kampanya, o kadar çok proje var ki, bunların arasında bir yarışa girmeyi anlamlı bulmuyoruz. Bu bir yarış değil. Biz, sunduğumuz kampanyadan ziyade orada yaratacağımız farklılıkların kendi kendini tanıtmasının yeterli olacağını düşünüyoruz.
Bölgede ihtiyaçtan fazla arsa var
Konut: Bundan sonraki projeler de yine Beylikdüzü'nde mi olacak? ADM, başka bölgelere açılacak mı?
Saffet Uygur: Kendi bölgemizin dışına çıkmak gibi bir projeksiyonumuz yok. Taş olduğu yerde ağırdır. Yerel bir firma olarak çalışmalarımızı burada sürdürmenin doğru olduğunu düşünüyoruz. Ancak kendimize başka yerlere girmeyi de yasaklamış değiliz. Başka alternatifler gündeme gelir, bizim için cazip proje olursa, sadece İstanbul'un değil, Türkiye'nin başka yerlerine de gideriz. Nitekim yurtdışında da projemiz var.
Konut: Bölgede arsa sıkıntısı yaşanıyor mu?
Saffet Uygur: Bölgede arsa sıkıntısı sözkonusu değil. Arsa, tarla bol. Bu kentin ihtiyacından fazla arsa var. Sorun arsa sıkıntısı değil. Genel kent imar planlarının tarihe ve doğaya, geçmişe ve geleceğe, insana saygılı planlar olup olmamasında. Modern bir kentin, kendi tarihi ile barışık ve insanların bütün ihtiyaçlarını gözeten bilimsel kriterlerle üretilip üretilmemesi önemli. Yoksa arsa çok! Ama genel planlama esprisinin ötesinde, günü birlik, günü kurtarmak için arsa ve arazi sahiplerinin diktesine uygun, çok minimal ölçekli planlar yapılıyor. Parsel bazında plan değişiklikleri, büyük kentsel plan bütünlüğünü bozucu bir nitelikte olduğu için çarpıklığı bu kez planlı olarak devam ettirmek zorunda kalıyoruz. Altyapısıyla uyumlu, doğayla barışık, çağdaş ihtiyaçlara cevap verebilecek, rantı hesaba katmadan, özellikle kamusal ihtiyaçları ve sosyal donatılarını ön plana çıkaran, planlama süzgeçlerinden geçen arsaya ihtiyacımız var. Aksi takdirde bir gün AVM'ler, bir gün ofisler, bir gün sosyal konutlar veya lüks konutlar ön plana çıkıyor. Kent, büyük ölçüde spekülatörlerin ve bu konuda çok fazla deneyimi, birikimi olmayan yerel yöneticilerin, planlamacıların esiri haline gelmiş oluyor. Böylece insanları adeta mekan üstünde kaosa sürükleyen manzaralarla karşılaşabiliyoruz. Hayatı kolaylaştırmayan, hayatı zorlaştıran planlar olduğu müddetçe arazi olsa ne olacak, olmasa ne olacak? Bu sefer kenti boşaltırsınız, arazi yaratırsınız.
Arsa stoğu devletin tekelinde olmalı
Konut: ADM'nin arsa stoğu ne durumda?
Saffet Uygur: Bizim hiç arsamız yok. Arsa stoğu yapacak güçte değiliz; öyle bir hedefimiz de yok. Arsayı bir başkası alır, biz onun üstüne kat karşılığı inşaat yaparız. Arsaya bağlanacak para spekülatif paradır. Arsanın yatırımla ilgisi yok. Biz sadece üretimden kazanmak istiyoruz, spekülasyondan değil. Uzun yıllar bu işi yapan, birikimleri olan, arka planları gelişmiş firmaların stok imkanları, planları vardır. Biz yeni yola çıkan bir firmayız. Ayrıca en azından kendimiz için arsa stoğu yapmayı da doğru bulmuyoruz. Arsa stoğunun topluma maliyetinin ne olduğunu biliyoruz. Arsa stoklamanın, devletin ve yerel yönetimin tekelinde olmasının doğru olduğunu düşünüyoruz. Çünkü kentsel rantın kente, kent insanına dönmesi için başka yol yok. Aksi halde bekle, yat, üstünden para kazan! Neden kazanıyorsunuz? Kent büyüdüğü için, bir üretim yaptığınız için değil! Kentin büyümesi bir maliyetse, bunun getirisi de toprak rantında kente, kamuya dönmeli. Ülkenin çektiği çilelerden, konut ve kentleşmedeki yaşadığımız travmalardan birisi de bu.
Ukrayna projemiz istikrar unsuru olabilir
Konut: Sizin bir de Ukrayna'da karma projeniz var. Neden Ukrayna?
Saffet Uygur: Arsamız alındı, proje de bitmek üzere. Sanırım Temmuz ayında temel atmak mümkün olacak. AVM, ofis ve konuttan oluşan, yaklaşık 30 bin metrekarelik bir alan üstünde 180 bin metrekare inşaat alanını kapsayan karma bir proje. Arsa dahil yatırım maliyeti 90 milyon dolar. Proje safhasına kadar herhangi bir ortaklık olmadı ama bundan sonra olacak. İnşaat sırasında farklı enstrümanları devreye sokacağız. Uluslararası kredi ya da yerli kredi, belki müşteri kredisi şeklinde ayrı bir çalışma yürütüyoruz.
Ukrayna projesi tamamen bir tesadüf sonucu ortaya çıktı. Hesaplanmış, planlanmış bir yurtdışı çıkışı değil. Kent içinde özelleştirmeden kalan değerli bir araziyi, kârlı olduğunu düşündüğümüz için çok uygun koşullarda aldık. Ancak şu da var: Türkiye'de piyasalar çok dalgalı. Tüm sektörlerde olduğu gibi konut ve inşaat sektörü de hızlı dalgalanmalardan hem ulusal hem de uluslararası gelişmelerden çok çabuk etkileniyor. Eğer bu süreç piyasayı fazla hırpalarsa, yurtdışı belki alternatif, bir istikrar unsuru olabilir diye düşünüyoruz. Bu projenin bizi bu şekilde rahatlatan bir yanı da olabilir. Yeni piyasalarda rol almak, karşılıklı iki ülke ilişkilerinin gelişmesine de kendi çapında küçük bir katkı sunabilir. Zira uluslararası ilişkiler, sadece devlet görevlilerinin birbirleriyle ilişkilerini geliştirmekten ibaret değil. Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu şey de komşularıyla iyi ilişkiler içinde olmak. Olaya sadece ticari bakmadık. Sosyal boyutu da olan bir proje.
Konut: Yıl içinde bu bölgede başka projeleriniz olacak mı?
Saffet Uygur: Şu anda hazırlığını yaptığımız öyle bir proje yok. ADM, klasik bir inşaat firması değil. Proje özgünlüğüyle ön plana çıkmaya gayret ediyoruz. Biz biraz da muhafazakarız yatırımlarda. Büyük açılımlardan yana değiliz. Büyüme hedefimiz daha sınırlı. Mütevazi ve emin adımlarla gitmek istiyoruz. Kimseyle rekabet etme gibi bir derdimiz yok. Kendi projelerimizle yarış içindeyiz. Her projemiz kendi içinde bir önceki projeyle yarışırsa, biz onunla mutlu oluyoruz. Diğer firmaların yaptığı çalışmaları etkileyebiliyorsak, bundan mutluluk duyarız. Toplam bölge kalitesini arttırıcı çalışmalar bizim için önemli. Nicelik değil, nitelik önemli. Esas olan, çok fazla iş yapmak, çok fazla beton dökmek, çok fazla konut satmak değil, yaptığımızı içimize sindirebilmek. Sonra da müşterinin ihtiyaçlarını karşılamak ve müşteri memnuniyeti yaratmak bizi daha mutlu ediyor.